Geyve’nin Gülleri

Sezai Karakoç, Mona Roza’yı Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okurken görüp aşık olduğu, Geyveli okul arkadaşı Muazzez Akkaya için yazmıştı. Gerçekten de şiirin her kıtasındaki sözcüğün baş harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda

Geyve’nin Gülleri
A+
A-
21.12.2022
762

Şen dünya içinde sen dünya içinde bir avuç şen dünyaydın sen.”

Klâsik edebiyatımızda trajik insan tipi yoktur, dramatik insan tipi vardır: Mona Rosa ya da “Geyve’nin Gülleri

Mona Roza, siyah güller, ak güller,

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak,

Kanadı kırık kuş merhamet ister,

Ah, senin yüzünden kana batacak,

Mona Roza siyah güller, ak güller.

Sezai Karakoç, Mona Roza’yı Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okurken görüp aşık olduğu, Geyveli okul arkadaşı Muazzez Akkaya için yazmıştı. Gerçekten de şiirin her kıtasındaki sözcüğün baş harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda, ortaya “Muazzez Akkaya” ismi çıkıyordu. Karakoç, gizli sevdasını yarım asır boyunca saklamış ve zamanın akışına bırakmıştı. Zamanın hızla geçtiğini iyi biliyordu.

Sezai Karakoç’un öğrenci iken yazdığı ve Mülkiye Dergisinde yayınlanan Mona Roza şiiri, daha önce yazdığı sekiz şiir kitabında bulunmazken, 1998 yılında yayınlanan dokuzuncu şiir kitabında “Monna Rosa – İlk Şiirler” olarak karşımıza çıkmıştır.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.

Bir gün gözlerimin ta içine bak:

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış,

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

Tam 30 yıl boyunca şiirin akrostiş şeklinde olmasını kimsenin fark etmediğini söyleyen Karakoç, yıllar sonra bu durumdan bir yakınına bahsettiğini ve bu şekilde yayılarak insanların öğrendiğini aksi taktirde bir 30 yıl daha şiirin anlaşılamayacağını bildirmiştir. Sözleri ise şu şekilde devam etmiştir:

“Şiirin akrostiş olduğu çözüldü. Sonra da herkes bir rivayet uydurdu. Şiiri mülkiye de okumuşum da birisi intihar etmiş. Ne şiiri mülkiye de okudum. Ne de birisi intihar etti. Şairinin reddettiği şiir diyorlar. Hepsi uydurma. Birisi benim yüzümden intihar etse ben yaşayabilir miyim? İşte böyle bir daha bu şiirle ilgili hiçbir şey söylemeyeceğim, ilk ve son…”

KAYNAKÇA

Laurent Mignon, “Kaldırımlar’dan Monna Rosa’ya”, Hece, S. 73, Ocak 2003.

Karakoç, Sezai, Şiirler I: Hızırla Kırk Saat, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1982.

Karakoç, Sezai, Şiirler II: Taha’nın Kitabı / Gül Muştusu, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1978.

Karakoç, Sezai, Şiirler III: Körfez / Şahdamar / Sesler, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1982.

Karakoç, Sezai, Şiirler IV: Zamana Adanmış Sözler, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1985.

Karakoç, Sezai, Şiirler V: Ayinler, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1979.

Karakoç, Sezai, Şiirler VI: Leyla ile Mecnun, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1995.

Karakoç, Sezai, Şiirler VII: Ateş Dansı, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1995.

Karakoç, Sezai, Şiirler VIII: Alınyazısı Saati, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1995.

Karakoç, Sezai, Şiirler IX: Monna Rosa, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1998.

Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 0 Average: 0]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.