Attilâ İlhan ve Emperyal Oteli

Beklentilerinin verdiği sıkıntı ve mevsimin de sonbahar oluşu Attilâ İlhan’ın ruhunda derin izler bırakmıştır ve her nesneye olumsuz bir anlam yüklemesine neden olmuştur.

Attilâ İlhan ve Emperyal Oteli
A+
A-
03.01.2023
2.954

Ben hiç böylesini görmemiştim

Vurdun kanıma girdin itirazım var.

Sımsıcak bir merhaba diyecektim

Başımı usulca dizine koyacaktım

Dört gün dört gece susacaktım

 Yağmur sönecekti yanacaktı

Semeland seferden dönecekti

Duvardaki saat duracaktı

Kalbim kendiliğinden duracaktı

Ben hiç böylesini görmemiştim

Vurdun kanıma girdin itirazım var

Beklentilerinin verdiği sıkıntı ve mevsimin de sonbahar oluşu Attilâ İlhan’ın ruhunda derin izler bırakmıştır ve her nesneye olumsuz bir anlam yüklemesine neden olmuştur. Artık şairin etrafındaki bütün nesneler tıpkı şair gibi karamsar bir ruh hali içindedir. Mekân ve mekânı oluşturan unsurlar hastalıklıdır.

Attilâ İlhan “Emperyal Oteli” şiirinde yalnızlık duygusundan hareketle bireyi ilgilendiren, bireyin ızdıraplarını anlatan imkânsız bir aşkı dile getirmiştir. Bu şiir, şehrin gürültüsünden, kalabalığından kaçıp soluğu bir otel odasında bulan ve burada gelmeyecek sevgiliyi çaresizce bekleyen şairin serüvenidir.

İlk önce toplumsal bir duyarlılıkla kaleme aldığı şiirleri zamanla bireysel dertleri, sıkıntıları bireyin psikolojik durumlarını anlatacak birer araç haline gelecektir.

Emperyal Otelinde bu sonbahar

Bu camların nokta nokta hüznü

Bu bizim berheva olmuşluğumuz

Bir nokta bir hat kalmışlığımız

Bu rezil çarşamba günü

İntihar etmiş kötümser yapraklar

Öksürüklü aksırıklı bu takvim

Ben hiç böylesini görmemiştim

Vurdun kanıma girdin itirazım var

Otel odasındaki karamsar tablo ve sıkıntılı ruh hali kendisini dışarıda da hissettirmekte ve içerden bakıldığında her şey puslu ve yorgundur. Gelmeyen sevgiliyi kolları arasında hayal eden şair sevgiliye dair hayaller kurmaktadır. Aslında bir bakıma kendi dünyasında sevgilisinin geldiğini varsaymaktadır. Bu da şairin içinde bulunduğu imkânsız aşkın yarattığı etkiyi, bir başına kalmışlığı, yalnızlığı bütün gerçekliğiyle vermektedir.

Sesleri liman sislerinde boğulur

Gemiler yorgun ve uykuludur

Sabahtır saat beş buçuktur

Emperyal Otelinde üç gece kaldık

Fazlasına paramız yetmiyordu

Gözlerin gözlerimden gitmiyordu

Dördüncü gece sokakta kaldık

Sonuç olarak Emperyal Oteli şiirinde bir otel çevresinde yaşanan imkânsız bir aşkın hikâyesi anlatılmıştır. Bir otel odasında hiç gelmeyecek sevgiliyi bekleyen şair yalnızdır. Beklemenin verdiği sıkıntı ve sonbaharın da etkisiyle bu hüzün ve sıkıntılı psikolojik durum hem bulunulan mekâna hem de bu mekânda yer alan nesnelere yansımıştır. Bu camların nokta nokta hüznü, intihar etmiş kötümser yapraklar, öksürüklü aksırıklı bu takvim, gemiler yorgun ve uykuludur…

Kaynakça

ENSER, Yılmaz, Türk Şiirinde “Otel” İmgesi: Karşılaştırmalı Bir Çalışma, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 7, Aralık 2014, s. 176-187.

Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 0 Average: 0]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.