BİR OSMANLI ENTELEKTÜELİ: AHMET MiTHAT EFENDi

BİR OSMANLI ENTELEKTÜELİ: AHMET MiTHAT EFENDi
A+
A-
31.12.2022
464

Girişimci ruhu ve yazdığı çok sayıda eseriyle Ahmet Mithat Efendi Tanzimat Dönemi’nin önemli Osmanlı entelektüellerinden biridir. Avrupa seyahatiyle gözlemlediği Batı’yı maddi ve manevi zıtlıklar temelinde ele almış, maddi yönüyle etkilendiği Batı’yı manevi yönden tenkit etmiştir. Kendinden önceki Bab gözlerindekinden daha sağlıklı sosyolojik bir bakış açısı geliştirmiştir. Maddi ve manevi kültürü Osmanlı için de mümkün gören Ahmet Mithat, geleneksel değerlerine bağlı modem bir Osmanlı idealiyle motive olmuştur. Batı’yı sosyolojik bir bakışın nesnesi haline getiren Ahmet Mithat, eserlerinde edebî olmak yerine öğretici olmayı benimsemiştir. Râkım Efendi karakteri ile ideal bir Osmanlı tipi oluştururken, Felâtun Bey karakteriyle Osmanlı’daki batılılaşmanın sorunlarına işaret etmiştir.

Felâtun Bey ile Râkım Efendi:

Yazarın en çok bilinen romanıdır. Romanın ana teması “yanlış Batılılaşma”dır. Batı uygarlığını özde kavramayıp biçimde kalanların düştükleri gülünç durumları ele almıştır. Felâtun Bey; Batı kültürüne özenen, züppe, mirasyedi, gösteriş budalası biridir. Râkım Efendi ise onun tam tersi; kendi kültür ve geleneklerine bağlı, tutumlu ve çalışkan biridir. Romanın sonunda Felâtun Bey, savurganlığı ve vurdumduymazlığıyla yaptığı hataların sonucuna katlanırken Rakım Efendi istediği hayata kavuşur.

Letâif-i Rivayât:

Türk edebiyatında hikâye türünün Batılı anlamda ilk örneği sayılır. “Söylenegelen güzel öyküler” anlamına gelen ve 25 ciltten oluşan bu hikâye serisini 1870’te başlayıp 1895’te tamamlamıştır. Eser, halk hikâyeciliğinden modern hikâyeye geçiş özelliği taşımaktadır.

Avrupa’da Bir Cevelan:

Sanatçının Avrupa gezisini anlattığı gezi yazısıdır. Yazar; 1888’de İsveç’in Stockholm kentinde yapılan “8. Doğu Bilimleri Kongresi”ne Türkiye temsilcisi olarak katılmış, dönerken Avrupa’nın birçok kentine uğramış, trenle yaptığı bu yolculuğa ait gözlemlerini söz konusu eserinde toplamış ve eserini 1890’da yayımlamıştır. Ahmet Mithat, seyahatnamesinde, gözlem ve değerlendirmelerinde tarafsız olacağını dile getirmiştir. O, gözlemlerini anlatırken birçok kere bir bilim adamı tavrıyla karşımıza çıkar. Maddi terakkiyatına hayran olduğu Avrupa’ya manevi açıdan oldukça sert eleştiriler getirmiş, Avrupa maddi terakkiyatının büyüsü, Ahmet Mithat’ı eleştirellikten alı koymamıştır. Bu şekilde de Batı’yı maddi ve manevi olarak ikili bir ayrıma tabi tutması mümkün olmuştur.

Ahmet Mithat bütün bir gezinin ardından Osmanlı’yı ve gezdiği yerleri maddi ve manevi açıdan gayet soğukkanlı bir şekilde karşılaştıran, gördüklerinin ve düşündüklerinin özeti ve hasılası niteliğinde şu sözleri söyler: “( … ) Her şeyi yeni yapmak mecburiyetindeyiz. Cümlemiz el birliği ile pek çok seneler çalışır isek ancak biz dahi o esere Avrupa’yı geçebilmek muvaffakiyetini evladımız değil ahfadınız için düşünür isek belki de yine isti’cal etmiş sayılabiliriz. Bunu arzu eylemek, medeniyet-i kadimemizi buna vicdanız bir veçhile rıza gösteremez.

Çerkez Özdenler:

1883’te yazılan ve Osmanlı’daki azınlıklardan olan Çerkezlerin hayat tarzını anlatan bir oyundur. Oyunun sahnelendiği “Osmanlı Tiyatrosu” (Gedikpaşa Tiyatrosu), özgürlük duygularını aşıladığından azınlıkların arasını bozacağı ve onları kışkırtacağı düşünülerek saray emriyle 1884’te kapatılmıştır.

Bizi Takip Edin❤️

Diyariedebiyat.com ailesi olarak sunduğumuz paylaşım ve içerikleri yakından takip etmek için sosyal medyada bizi takip edin.

📌İnstagram hesabımızı takip etmek için tıklayın.

📌Facebook grubumuza katılmak için tıklayınız.

Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 0 Average: 0]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.