EDEBİYAT VE TOPLUM İLİŞKİSİ

Edebiyat, insana dolayısıyla topluma has bir uğraştır. İster şahsi ister toplumsal bir kaygı sonucunda doğmuş olsun, sonuçta edebiyatın yönü topluma yani kendisinedir.

EDEBİYAT VE TOPLUM İLİŞKİSİ
A+
A-
27.09.2023
27.422

EDEBİYAT VE TOPLUM İLİŞKİSİ

Her toplumun edebiyatı vardır. İbn-i Haldun, (1989: 226), “bütün dillerde şiir söylenmiştir” der. Edebiyat, insana dolayısıyla topluma has bir uğraştır. İster şahsi ister toplumsal bir kaygı sonucunda doğmuş olsun, sonuçta edebiyatın yönü topluma yani kendisinedir. Toplum ile edebiyatı ayrıştırmak mümkün değildir.

Edebiyat; olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak estetik bir zevkle anlatılması sanatıdır. Duygu ve düşünceleri ortaya çıkaran, onları çeşitli boyutlarıyla irdeleyen edebiyat, kültürün temel ögelerinden biridir.

Toplumun edebiyatla ilişki biçimi dönemin şair, yazar üzerindeki etkisidir. Edebiyatçı bireysel ve soyut konuları işlerken böle onun duygularını şekillendiren toplumsal gelişmelerden ve kültürden; kullandığı dil, dikkatin çeken konular ve imgeler itibarıyla kopamaz.

Bir toplumun dili, dini, siyasal yapılanması, ekonomik düzeyi, sosyal tabakalaşma biçimi, toplumsal değişim ve dönüşümü gibi pek çok unsurla o toplumun edebiyatı arasında ilişki vardır. Edebiyat; toplumsal varoluşun ve millî kimliğin düşünce ve sanat alanında inşası, temsili ve gelecek kuşaklara aktarımında önemli bir araçtır. Siyasal gelişmeler, savaşlar, göçler, din ve medeniyet değişiklikleri gibi toplum hayatını derinden etkileyen her şey, edebiyatta yankı bulmuştur. İnsan ve toplum hayatındaki her değişim edebiyatı kuşatmış, edebiyatça kuşatılmıştır.

Edebî metinler (roman, hikaye, tiyatro, deneme, anı, gezi yazısı, vs.) toplumun hafızasını oluşturan bilgi depolarıdır. Bundan dolayı bir milletin ne olduğunu ya da ne olmadığını anlamak için o milletin edebiyatına bakılır. Edebiyatı olmayan millet, milletleşme sürecini tamamlayamamış demektir Güçlü bir edebiyat, köklü bir kültür demektir, kök bir kül bir devlet anlamına gelir. Dolayısıyla, milletlerin inşasında edebiyatın her zaman hayati bir konumu olmuştur.

Kısaca edebiyat, genel/yaygın manasıyla bir kültür nesnesi olarak, dil formuna sahip “paylaşılan bir ortak anlamlar manzumesi”dir. Hem içeriği hem de sırrıyla, başka bir deyişle muhteva ve dış şartlarıyla toplumsal dinamiklerin tüm izlerin üstünde taşır. Kimlik inşası, ortak benlik, eğitim gibi yönlerden de toplumu ve insanı etkileyip değiştirir.

Maddeler halinde özetleyecek olursak:

  • Edebiyat, diğer sanat dalları gibi toplumsaldır.
  • Toplumun her türlü özelliği edebiyata sirayet eder.
  • Edebiyat, toplumun sorunlarına kayıtsız kalamaz.
  • Bu nedenle edebiyat toplumun ifadesidir, aynasıdır.
  • Toplumdan uzaklaşmış bir edebiyatın varlığı mümkün değildir.
  • Aynı zamanda edebiyatın toplum üzerinde bir etkisi söz konusudur.
  • Herhangi bir dönemde yazılmış edebi bir eser incelendiğinde, eserin ait olduğu toplumun yaşam biçimi hakkında ipuçları bulabiliriz.
  • Toplumsal bir işlevi ve sorumluluğu bulunduğundan edebiyat toplumun sorunlarını dile getirir.
  • Edebiyat, toplumsal değişimin en önemli ögesidir.
  • Edebiyat, insanlarda yeni fikirler oluşturabilmenin güçlü bir unsurudur.
  • Edebî metinler, sosyal hayatın bir parçasıdır ve sosyal bir çevrede ortaya çıkar.
  • Sanatın, toplum özelliklerini barındırması, toplum sorunlarını dile getirmesi ve bununla birlikte toplumsal değişimde söz sahibi olması söz konusudur.
  • Edebiyat toplumun ifadesidir, aynasıdır.
  • Toplumdan uzaklaşmış bir edebiyat varlığını sürdüremez.
  • Edebiyat ile toplum, toplum ile edebiyat karşılıklı olarak birbirlerini etkilerler.
  • Yazın gücü, kitleleri etkiler ve toplumsal değişimlere katkı sağlar.
  • Toplum içindeki değişimler de edebiyata yansır.
  • Böylece değişim sürecinin çarkları tamamlanmış olur.

Sanat için sanat anlayışını benimseyen dönemler ve anlayışlar

  • Divan Edebiyatı
  • Tanzimat İkinci Dönem
  • Servetifünun Edebiyatı
  • Fecriti Edebiyatı
  • Yedi Meşaleciler

Toplum için sanat anlayışını benimsemeyen dönemler ve anlayışlar

  • Tanzimat Birinci Dönem
  • Genç Kalemler (Millî Edebiyat Dönemi)
  • Toplumcu Gerçekçi/er
  • Garipçiler

Edebiyat ve Toplum İlişkisine Örnekler:

Tanzimat Döneminde Namık Kemal’in yazdığı Vatan Yahut Silistre oyunu, 1 Nisan 1873 tarihinde oynanınca izleyenleri çok etkilemiş; halk coşkun tezahüratlarda bulunmuştur. Genel istek üzerine oyun, 3 Nisan gecesi tekrar sahnelendi ve halk “Yaşasın vatan!“, “Yaşasın millet!“‘, “Yaşasın Namık Kemal!” “Allah bizlerin muradını versin, biz muradımızı isteriz” şeklinde bağrışlar oldu. Oyunun içinde de yer yer geçen “murad” kelimesi padişah Abdülaziz’in yerine veliaht Murad Efendi’nin tahta geçirilmesi dileği olarak algılanmıştır.

Türk edebiyatında  Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Aziz Nesin gibi toplumsal gerçekçi yazarlar  toplumdaki düzensizlik ve çatışmalar ile köy gibi küçük yerleşim yerlerinin sorunları üzerinde yoğunlaştılar; eserlerini ağa-köylü, öğretmen-imam, halk-yönetici, zengin-fakir, güçlü-güçsüz, aydın-cahil gibi belirgin farklılıklar üzerine kurmuşlardır.

Rıfat Ilgaz; topulmcu gerçekçi yazarlarımızdan olup Yarenlik, Sınıf ve Yaşadıkça kitaplarında 1940’lı yıllarda yoksulların yaşamlarını anlattığı şiirler yer alır.

Yaşar Kemal;  eserlerinde Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koymuştur.

Ceyhun Atıf Kansu; çocuk doktoru olarak gittiği Anadolu’da, memleketin farklı yöresindeki insanların acılarını dile getirmiştir. Köylerdeki yoksulluğu, acıları, hastalıkları şiirlerinde dile getirmiştir. Bu yönüyle edebiyatımızda çocukların acılarını dile getiren şair olarak bilinir. Kızamık Ağıdı ile sevilmiştir.

Kemal Tahir; romanlarıyla Anadolu insanının yaşamını, sorunlarını, töre ve inançlarını toplumsal gerçekçi bir bakış açısıyla sergilemiştir.

Edebî metinler, devrin sosyal, siyasî ve tarihî şartlarından yararlanılarak ortaya konulan sa­nat eserleridir. Edebî eserler, yazıldıkları devrin şartlarından etkilenebilir. Bu etkilenme asla tek taraflı olamaz. Edebî eserler de toplumu bir şekilde etkile­yebilmektedir.

Edebiyat ve Toplum konusu testi çözmek için tıkla!

Bizi Takip Edin

Diyariedebiyat.com ailesi olarak sunduğumuz paylaşım ve içerikleri yakından takip etmek için sosyal medyada bizi takip edin.

📌Facebook grubumuza katılmak için tıklayınız.

📌Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız.

📌İnstagram hesabımızı takip etmek için tıklayın.

📌Twitter takip için tıklayınız.

Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 1 Average: 1]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.