9. SINIF 4. ÜNİTE MASAL/FABL

Masalların canlıların davranışlarından, eşyaların durumlarından harekete geçerek gerçek insanlara bir ahlâk ve düzen dersi vermek gibi amaç güdenleri de vardır. Manzum olarak yazılan masalın böylesine “fabl” denir

9. SINIF 4. ÜNİTE MASAL/FABL
A+
A-
02.12.2021
9.743

9. SINIF 4. ÜNİTE MASAL/FABL

Masalın Tarihsel Gelişimi Nasıldır?

Dünya Edebiyatında Masal

Masalların ortaya çıkışı ile ilgili çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Genel görüşe göre masalların kaynağı Eski Yunan ve Hint mitolojileridir. Eski Yunan’daki “Ezop Masalları”, bilinen en eski masal/fabl örnekleridir. MÖ VI. yüzyılda yazıya geçirilmiş olan Ezop Masalları’nda Kahramanlar genel olarak hayvanlar arasından seçilmiştir.

Hint Edebiyatındaki Pançatantra adlı eser ile Beydaba’nın yazdığı “Kelile ve Dimne“. Doğu edebiyatında ilk masal örnekleridir.

Arap ve İran kaynaklı “Binbir Gece Masalları“, Doğu toplumlarının hayal dünyasının ürünüdür. Masalların anlatıcısı Şehrazat’tır. Eserde hikâye içinde hikâye anlatma tekniği kullanılmıştır. Her bir hikâye kendi başına bağımsız fakat
bütünün bir parçasıdır. Binbir Gece Masalları; birçok dile çevrilmiş, geniş bir coğrafyada dilden dile dolaşmış, edebiyatta ve sinemada çokça işlenmiştir.

Grim Kardeşler, Almanya’da halk arasında yaşayan masalları derleyerek 1812 yılında “Çocuk ve Yuva Masalları(Ev)” adıyla yayımlamışlardır. Bu masallar Grimm Masalları olarak tanınır.

Kibritçi Kız” masalıyla tanınan Danimarkalı yazar Andersen 1835 yılında “Çocuk Masalları” adlı eserini yayımlamıştır.

Andersen birçok masalında iyilik ve güzellik üstün gelirken kendi yaşamından izler taşıyan masallarında iyimserliğin yerini kötümserlik ve hüzün almıştır. Andersen’in bazı masalları fabl özelliği taşımaktadır.

Avrupa’daki en önemli masallar ise Fransız edebiyatına ait La Fontaine Masalları (Kurt ile Köpek, Kuyruksuz Tilki, Şehir Faresi ve Tarla Faresi, Aslan, Eşek ve Tilki vb.), Alman edebiyatına ait Grimm Kardeşler Masalları (Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Rapunzel, Külkedisi, Bremen Mızıkacıları, Fareli Köyün Kavalcısı, Çizmeli Kedi vb.), Danimarka edebiyatına ait Andersen (Andersın) Masalları’dır (Kibritçi Kız, Karlar Kraliçesi, Kurşun Asker, Prenses ve Bezelye Tanesi vb.).

Türk Edebiyatında Masal

Türk edebiyatında masal özelliği gösteren ilk eser, Uygur Dönemi eseri olan “Kalyanamkara ve Papamkara” adlı masal özelliği gösteren eserdir. Osmanlı Dönemi’nde sözlü gelenekten derlenerek hazırlanan “Billur Köşk“, ilk Türk masallarındandır.

XX. yüzyıldan itibaren, Türk Halk Edebiyatının sözlü ürünleri içinde “kıssa” adıyla anılan masal için “mesel” sözcüğü kullanılmaya başlanmıştır. Masal sözcüğünü gerçek anlamına bağlı kalarak kullanan ilk sanatçı Namık Kemal’dir. Namık Kemal; masalı “eğitici, terbiye edici özellikte, bütünüyle hayalî olaylardan meydana gelen bir anlatım türü” olarak tanımlamıştır.

Halkın dilinde yaşayan masalları Pertev Naili Boratav, Eflatun Cem Güney, Naki Tezel gibi araştırmacılar derleyerek yayımlamıştır.

Dünya edebiyatından Türkçeye yapılan çeviriler önemlidir. Şinasi, Orhan Veli Kanık, Sabahattin Eyüboğlu, La Fontaine’den çeviriler yapmıştır. Türk masalları üzerinde Pertev Naili Boratav ve Eflatun Cem Güney’in derlemeleri önemli yer tutmaktadır.

Türk masal kahramanları devler, cadılar gibi olağanüstü özelliklere sahip varlıklar, insanlar ve hayvanlardır. Masallarda padişah, Hızır, derviş, hükümdar, keloğlan gibi iyiliği temsil ederken devler, cadılar, vezirler kötülüğü temsil eder. Masallarda sık rastlanan hayvanlar ise tilki, aslan, Zümrüdüanka’dır.

Masal Nedir?

Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, olağanüstü kişilerin başından geçen, olağandışı olayları anlatan edebî türe masal denir.

Masal; asıl söyleyeni belli olmayan, genellikle halk tarafından oluşturulan, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, sözlü gelenekte yaşayan, olayları bilinmeyen bir zamanda ve bilinmeyen bir mekânda geçen, olağanüstü olayların anlatıldığı, olağanüstü kişilerin bulunduğu, kendine özgü anlatım biçimi olan eserlerdir.

Masallar; olaya dayalı, sanatsal metinlerdir. Genellikle bir tekerleme ile başlar. Masallarda yer ve zaman belirsizdir. Olayların anlatımında öğrenilen geçmiş zaman ya da geniş zaman kullanılır.

Kahramanlar genellikle devler, periler, cinler, padişahlar, prensler vb. kişilerdir.

Masallar iyi ile kötünün mücadelesini anlatır, masalın sonunda iyilik üstün gelir. İyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.

Masallarda yalın, duru bir dil ve anlatım söz konusudur. Anlatımda söylenmesi güç kelimelere, ayrıntılı betimlemelere yer verilmez. Masalların başında, ortasında ve sonunda kalıp sözlere yer verilir.

Masallarda iyilik, güzellik, doğruluk, yardımseverlik gibi evrensel değerler yer alır; dinî ve millî ögelere yer verilmez.

Masalların söyleyeni belli değildir. Masallar, halkın ortak edebî ürünleri arasında yer alır. Halk arasında dilden dile söylenerek gelecek kuşaklara aktarılan masallar, sonradan yazıya geçirilmiştir.

Masallar, Hindistan’da doğmuş ve oradan dünyaya yayılmıştır. Eski kaynaklarda “mesele”, “misal” olarak geçer. Masala Azerbaycan Türkçesinde “akiyat”, Kazakçada “şabuv, şabıs”, Kırgızcada “at çabu”, Özbekçede “ertak”, Türkmen Türkçesinde “erteki”, Uygurcada “Çöçak” adı verilmektedir.

Masalların insan ve hayvanlarını davranışlarından, eşyaların durumlarından harekete geçerek, toplumda görülen aksaklıkları yermek ve gerçek insanlara bir ahlâk ve düzen dersi vermek gibi amaç güdenleri de vardır. Manzum olarak yazılan masalın böylesine “fabl” denir.

Türk masallarında bazı semboller:
Keloğlan: Zekâ ve şans
Üvey anne: Zulüm
Yaşlı adam: Yardım etme ve iyilik düşüncesi
Köse: Kötülük
Üvey kız kardeş: Kıskançlık
Teyze: Kötülük

Masalın Özellikleri Nelerdir?

  • Masallar halk arasında oluşan sözlü edebiyat ürünleridir. Sonradan bir yazar tarafından yazıya geçirilir.
  • Masallar genellikle çocuklara hitap ettiği için masallarda çok sade ve anlaşılır bir dil kullanılır.
  • Masallar daha çok masal anneleri tarafından köy ve kasabalarda kadınlara ve çocuklara anlatılır.
  • Masallar evrenseldir. Dinî ve millî motifler içermez.
  • Masallarda iyi-kötü, haklı-haksız gibi zıtlıkların birlikteliği ve çatışması vardır.
  • Halk masalları anonimdir. Kuşaktan kuşağa, sözlü gelenek yoluyla aktarılır.
  • Masalın yapı unsurları; olay örgüsü, mekan, zaman ve kişilerden oluşur.
  • Masallarda olağanüstü kişilerin başından geçen, olağanüstü olaylar anlatılır.
  • Masallarda olağanüstü özelliklere sahip kişiler, insana özgü bir hali, bir durumu ifade veya temsil eder.
  • Masallarsa, haritalarda olmayan belirsiz bir mekan vardır. Mekan olağanüstü özellikler taşır. (Ör. Kafdağı, Zümrüdüanka, simurg…)
  • Masallarda belirsiz bir zaman vardır. Bu zaman olağanüstü özellikler gösterir.
  • Masalların konuları çok çeşitlidir. İnsanlığın hayat içinde ve doğa karşısındaki ortak duygu ve düşünceleri işlenir.
  • Masallar hacim olarak kısadır.
  • Masallar Mensurdur. Masallarda manzum kısımlar yok denecek kadar azdır.
  • Masallarda anlatıcı, ilahi bakış açısına sahiptir.
  • Masallarda ele alınan olaylar tamamen hayal ürünü, gerçek dışı, olağanüstü özellikler taşır.
  • Masal kahramanları hayaldir. Kahramanlar olağan ve olağanüstü nitelikleri kendilerinde toplamışlardır.
  • Masalın anlatılışında ayrıntılara yer verilmez. Zaman ve mekânlar arasında büyük boşluk bırakılır.
  • Masallarda yer adı pek az geçer. Yer adları, gerçekte masaldaki olayla ilgisi olmayan yerlerdir.
  • Masallarda milli ve dini ögelere genellikle yer verilmez. Bu bağlamda masalların evrensel bir nitelik taşıdığı söylenebilir. Bununla birlikte her masal, oluşturulduğu topluma ait bazı izler taşır.
  • Masal kısa cümlelerle, canlı bir konuşma dili ile anlatılır. Masallarda olaylar mutlu sonla biter. Kötüler cezalandırılır, iyiler amaçlarına ulaşır.
  • Masallar; ortak iş yapımında işi kolaylaştırmak, uzun kış gecelerinde insanları eğlendirmek açısından da faydalıdır.
  • Masallar, çocukları eğlendirmenin ve eğitmenin en önemli aracı olarak düşünülmüştür. Masallarda hep iyiler ve adalet duygusu yüceltildiği için, masallar çocuk eğitiminde önemli bir yer tutar.

Masalın Bölümleri

Türk masallarının kuruluşunda üç bölüm vardır. Bu bölümler şunlardır:

1- Döşeme Bölümü (Başlangıç):

Masalcının, dinleyicileri masal ortamına hazırlamak, onları biraz güldürmek, biraz da ustalığını göstermek için söylediği tekerlemelerle giriş yapılan bölümdür (Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken ireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, anam düştü beşikten babam düştü eşikten…). Bu bölüme tekerleme bölümü de denir. Asıl olaylara geçmeden önce kısa bir girişle masal kahramanları tanıtılır.

Döşeme Bölümü Örnekleri:
  • Bir varmış, bir yokmuş. Oğlu anasına sormuş ki “Ana kaç kocaya vardın?…”
  • Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…

2- Olay (Asıl Masal) Bölümü

Olay bu bölümde kendi içinde giriş, gelime ve sonuç bölümlerine ayrılır. Masalı bu bölümünde de anlatıcı bazı tekerlemeler söyleyerek dinleyicinin dikkatini masala çevirmeye çalışır.

Bağlayış/Geçiş Formelleri
  • “Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik; Bir de baktık kibir arpa boyu yol gitmişiz.”
  • “Konarak, göçerek, lale sümbül biçerek”, “bir de bakmış ki…”

Olay bölümü kendi içinde üçe ayrılır:

a. Serim Bölümü:

Olay ve kişiler hakkında bilginin verilmeye başlandığı bölümdür. “Bir memleketin birinde…” gibi ifadelerle olaya giriş yapılır.

b. Düğüm Bölümü:

Olaylar gelişir, çatışma ortaya konur. İyiler ve kötüler bu bölümde belirginleşir. Olayın ayrıntılarına girilir. Merak duygusu yoğunluk kazanır. Olaylar hızlanarak çözüm noktasına yönelir.

c. Çözüm Bölümü:

Düğüm bölümünde belirginleşen çatışma bu bölümde iyilerin kazanması ve kötülerin cezalandırılmasıyla çözülür.

3- Dilek Bölümü

Masalın sonunda masal güzel bir sonuca bağlanır. Kötüler cezalandırılır, iyiler amaçlarına ulaşır. Dilek kısmı da kalıplaşmış birkaç sözden veya tekerlemeden ibarettir. Masalcı, kahramanların iyi bahtı için iyi dileklerde bulunur.

Dilek Bölümü Örneği
  • Gökten üç elma düştü, biri bana, biri dinleyenlere, diğeri de dünyadaki bütün iyi insanlara olsun vb.
  • Yiyip, içip muratlarına ermişler.
  • Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine

Fabl Türünün Tarihi Gelişimi

Dünya Edebiyatında Fabl

Doğu edebiyatında ilk fabl örneklerine eski Hint edebiyatında Pançatantra Masalları’nda rastlanır. İkinci önemli örnekleri ise Hintli yazar Beydeba’ya aittir. Beydeba’nın fablları Kelile ve Dimne adlı eserde toplanmıştır. Kelile “açık sözlülük ve doğruluğun”, Dimne ise “yanlışın ve yalanın” sembolüdür. Beydeba, bu eserini Debşelim adlı Hint hükümdarı zamanında yazmış ve ona sunmuştur.

Batı edebiyatında ise Aisopos (Ezop) ve La Fontaine (La Fonten) fabl türünün en önemli temsilcilerindendir. Ezop, Batı’da ilk fabl yazarı olarak gösterilir. La Fonten bugüne kadar nesir olarak yazılmış ve anlatılmış Ezop Masalları’nı manzum biçimde tekrar kaleme almıştır.

Batı edebiyatındaki Andersen Masalları’ndan bazıları, fabl özelliği göstermesi bakımından önemlidir

Fabl türü, 20. yüzyılda oluşturulmuş bazı edebi metinleri çeşitli bakımlardan etkilemiştir. Söz gelimi bazı roman ve uzun hikâyelerin kişi kadroları klasik fabllar gibi tamamıyla ya da kısmen hayvanlardan oluşmuştur. Bu tür eserlerin en önemlileri şunlardır: Hayvan Çiftliği (George Orwell), Küçük Prens (Antoine de Saint Exupéry)

Türk Edebiyatında Fabl

İslamiyet Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı Dönemi’nde fabl benzeri metinler çoğunlukla mesnevi nazım biçimiyle oluşturulmuştur. Bu bağlamda Mevlana’nın Mesnevi‘sinde fabl benzeri bazı parçaların bulunduğu söylenebilir. Feridüddin-i Attar’ın Farsça kaleme aldığı Mantıku’t-Tayr‘da kuşların kendi padişahlarını bulmak için çıktıkları uzun ve zorlu bir yolculuk anlatılmaktadır. Aslında tasavvufi ve alegorik bir metin olan bu eser de fabl türüyle ilişkilendirilebilir.

Türk edebiyatında fabl türünün ilk örneği 15. yy.’da Şeyhî tarafından yazılan Harnâme’dir.

Tanzimat’tan sonra Batı etkisinde kalarak Şinasi, Ahmet Mithat Efendi ve Recaizade Mahmut Ekrem fabl çevirileri yapmıştır. Ayrıca Muallim Naci, Nabizâde Nazım çocuklar için manzum fabllar yazmıştır.

Cumhuriyet Dönemi’nde La Fontaine’in birçok manzum hikâyesi başka sanatçılarımız tarafından dilimize çevrilmiştir. Bunlardan bazıları Mehmet Fuat Köprülü, Vasfi Mahir Kocatürk, Orhan Veli Kanık vb.dir. La Fontaine’in bütün fablları Sabahattin Eyüboğlu’nun Masallar adlı kitabında ilk kez topluca yayımlanmıştır.

Fabl Nedir?

Kişi kadrosunun tamamı ya da tamamına yakını hayvanlardan oluşan masallara Batı edebiyatında fabl denir.

Fablda eğlendirme ve hoşça vakit geçirmeden çok; öğretme, doğruyu gösterme, yanlıştan sakındırma, ahlak ve yaşam dersi verme vb. amaçlar ön plana çıkar.

Kısa öykülerden oluşan fabllarda teşhis (kişileştirme) ve intak (konuşturma) sanatlarından yararlanılır. Fablların olaya dayalı bir anlatımı vardır. Soyut konular, olay planıyla hem somutlaştırılarak hem de hareket kazandırılarak işlenir.

Fabllarda öyküleyici ve betimleyici anlatım türleri kullanılır. Fablların dili sade ve anlaşılırdır. Bir ahlak dersi verdiği için didaktik eserlerdir ve çocuk eğitiminde sıkça kullanılan bir türdür. Verilmek istenen ders fablın başında, sonunda veya fabl boyunca özdeyiş hâlinde olabileceği gibi hikâye içinde de gizlenmiş olabilir. Ayrıca fabllarda konuşmalara sıkça yer verilir. Böylece hareketlilik, canlılık ve çeşitlilik sağlanır.

Masalda olduğu gibi fablda da “dostluk, dayanışma, korku, öfke, kurnazlık” gibi evrensel tema ve kavramlar işlenir.

Fablın Bölümleri

1- Serim Bölümü

Olay ve çıkarılacak derse göre kişileştirilen hayvanların ve çevrenin tanıtımı yapılır.

2- Düğüm Bölümü

Olay, verilmek istenen derse göre geliştirilir ve merak uyandıracak şekilde tamamlanır. Burada, kısa ve sık konuşmalar yer alır.

3- Çözüm Bölümü

Fablın en kısa bölümüdür. Olay beklenmedik bir sonuçla biter.

4- Öğüt Bölümü

Olayla ilgisi bulunan ana fikir ya da öğüt ayrı bir bölüm olarak işlenmez. Bu bölüm, bazen başta bazen sonda olabilir. Bazen de bulunması için okuyucuya bırakılır.

Fablların dört ögesi bulunmaktadır.

Kişiler: Olaylar kişileştirilmiş en az iki hayvanın başından geçer. Bu hayvanlar, birçok özelliğiyle kişileştirilseler de başka bir fablda zıt özellik göstermez. Örneğin aslan hiçbir zaman korkak olarak yer almaz, cesaretine güvenen insanları temsil eder.

Olay: Fablların konusu insanların başına gelebilecek herhangi bir olaydan seçilir. Olaylar kahramanın tutkuya dönüşmüş duygularından doğar. Tek bir olay vardır, yan olaylar görülmez.

Yer: Fabllarda yer (çevre) tasviri yapılmaz. Fakat olayın geçtiği yer; orman, tarla, göl kenarı gibi belirtilir.

Zaman: Fabllardaki olay anlatılırken kronolojik bir zaman kullanılır. Fabllar kısa bir konuşmayı ve uzun olmayan bir zamanı kapsar.

Fabl-Masal Arasındaki Farklılıklar

  • Masallar bir tekerlemeyle başlarken fabllarda bu durum söz konusu değildir.
  • Masallarda öğüt verme söz konusu değilken fabllarda ders verme söz konusudur.
  • Masallarda olağanüstü kişiler yer alırken fabllarda kahramanlar insan dışı varlıklardır.
  • Masallarda klasik “mutlu son” vardır, iyiler her zaman kazanır; fablların sonunda hayat dersi verilir.
  • Masallar düz yazı şeklindeyken fabllar şiir ve düz yazı olabilir.

Fabl-Masal Arasındaki Benzerlikler

  • Her ikisinde de belirsiz bir zaman vardır.
  • Her ikisi de olay çevresinde gelişen bir edebî türdür.
  • Her ikisinde de olağanüstü ve hayalî mekânlar vardır.
  • İkisinde de ilahi bakış açısı kullanılır.
  • İkisinde de öyküleyici ve betimleyici anlatım türü kullanılır.
Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 2 Average: 3]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

  1. Mustafa Sencer dedi ki:

    Çalışmanız için çok teşekkür ederim.

  2. Fatma dedi ki:

    Emeğinize sağlık çok güzel olmuş 👏