Düşünceyi Geliştirme Yolları

Duygu ve düşüncelerimizi anlatırken tanımlama, örnekleme, tanık gösterme, karşılaştırma, somutlama gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanırız.

Düşünceyi Geliştirme Yolları
A+
A-
14.09.2021
3.648

Düşünceyi Geliştirme Yolları

Tanımlama:

Varlık ya da kavramların belirgin özellikleriyle tanıtılmasıdır. Sözü edilen varlık ya da kavramla ilgili “nedir, kimdir” sorularının karşılığıdır.
Örnek:
“Dil, sözlü ve yazılı olarak iletişimde kullandığımız, doğduğumuzda hazır bularak edinmeye başladığımız, doğrudan doğruya insana özgü, çok güçlü, büyülü bir düzendir; düşünme ve düşünüleni aktarma dizgesidir.”(Prof. Dr. Doğan Aksan, Anlambilim)

Örnekleme:

Düşünceyi somut kılmak için örneklerden yararlanmaktır. Amaç, anlatılanların daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır.
Örnek:
“Bilimsel bir gözlem, bilimde başka edebiyatta başka bir anlam değeriyle ortaya çıkar, bilgi içeriği iki yerde tıpatıp aynı olsa da. Sözgelimi bir biyoloji kitabında, yaşlılık sorunlarını işleyen bir uzmanlık tümcesi okuyoruz: “İnsan genellikle kaplumbağadan daha az yaşar.” Aynı tümceyle Memduh Şevket Esendal’ın bir öyküsünde karşılaştık mı, bilimdekiyle eşbilgisel ama ortam başkalığında gene de onunla anlamdaş olmayan bir tümce bu.”
(Nermi Uygur, İnsan Açısından Edebiyat)

Tanık Gösterme:

Düşünceyi desteklemek amacıyla konuyla ilgili söz sahibi, güvenilir bir kişinin sözünden yararlanmaktır.
Örnek:
“Aradan yıllar geçtikten sonra bugün ortaya atılan, savunulan nice görüş, tarih bilmezlikten, tarihi unutmaktan kaynaklanır. Bilge Kağan çok haklıdır: “ Ey Türk sen tok iken açlığı bilmezsin.” (İnci Enginün, Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları)

Karşılaştırma:

Aralarında benzerlik ya da karşıtlık bulunan varlık veya kavramların bu özelliklerinin ortaya konmasıdır. Anlatılanlar, kavramlar arasındaki benzer ve farklı özellikler yardımıyla daha anlaşılır hâle gelir.
Örnek:
“Yabancı sözcük oranının %1 olarak saptandığı Orhun Yazıtlarında (…) yazınsal bir dil vardır. Soyut kavramların da yer aldığı bu yazıtlar, Türkçe yazı dilinin çok uzun bir geçmişi olduğuna tanıklık eder. Uygurcada ise yabancı sözcük oranının arttığı görülür. Bu olguda, Uygurcaya çevrilen dinsel metinlerin etkisi vardır.” (Muhittin Bilgin, Anlamdan Anlatıma Türkçemiz)

Sayısal Verilerden Yararlanma:

Düşünceyi güçlü kılmak için sayısal verilerin kullanılmasıdır. Okuyucu, sayısal verilerin etkisiyle düşünceyi daha inandırıcı bulur.
Örnek:
“Başka dillerden Türkçeye kelime geçtiği gibi Türkçeden de başka dillere kelimeler geçmiştir. Bugün, Çincede 300, Farsçada yaklaşık 3.000, Urducada 227, Arapçada yaklaşık 2.000, Rusçada yaklaşık 2.500 olmak üzere çok sayıda TÜRKÇE kelime başka dillerde kullanılmaktadır.” (Prof. Dr. Ahmet Mermer, Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri)

Somutlama:

Soyut kavramların somut bir varlıkmış gibi anlatılmasıdır. Somutlama; istiare, kişileştirme, benzetme gibi sanatlar yardımıyla sağlanır. Somutlamada amaç, soyut kavramın zihinde canlandırılmasıdır.
Örnek:
“Dilin inceliklerini özümsemiş birinin ağzından anlatılan bir resim, bir heykel, bir mimari eser layık olduğu yeri bulur. Sanat söyleşilerinin ana ögesi dil olduğuna göre, edebiyatın yetkinleştirdiği dil de bütün sanat eserlerinin anahtarı olarak düşünülebilir.” (Yrd. Doç. Dr. Gültekin Akengin, Sanat Dalları Arasında Etkileşim ve Dil)

Benzetme:

Aralarında çeşitli ilgiler bulunan varlık veya kavramlardan benzerlik bakımından nitelikçe zayıf olanın güçlü olana benzetilerek anlatılmasıdır.
Örnek:
“Bir toplumun sözlü ve yazılı bütün kültür değerleri dile aktarıldığı için, dil sosyal yapının ve kültürün sadık bir aynası durumundadır. Bir şair duygu ve düşüncelerini kendi toplumunun fertlerine ancak dili ile ulaştırabilir. Bir yazar, bir bilim adamı, bir düşünür, görüşlerini kendi dışına ve ilgili çevrelere dil yolu ile aktarabilir.” (Zeynep Korkmaz vd., Türk Dili ve Kompozisyon)

Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 1 Average: 4]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.