PAPATYA
“Ve papatyaları tükettik seviyor sevmiyor uğruna.”
Derken ” ömrü” tükettik bir hiç uğruna…
Önce “papatya” var: Divan şiirindeki gül, lale, sümbül gibi ağır ve estetik çiçeklerin aksine papatya çok sade, gündelik ve neredeyse “çocukça” bir çiçek. Bu seçim bile aşkın yüksek estetikten aşağıya, daha kırılgan ve sıradan bir duygusal alana indiğini gösteriyor.
“Seviyor sevmiyor” kısmı bir kader ritüeli. Burada aşk artık bilinçli bir bağ değil; şansa, koparılmış yapraklara, tesadüfe bırakılmış bir hüküm. Bu, Divan şiirindeki “maşuk mutlak güzeldir” fikrinin tersine, modern aşkın belirsizliğini ve güvensizliğini taşıyor.
Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 0 Average: 0]
YORUMLAR