ÜVERCİNKA
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
cemalsüreya #üvercinka
“Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek”
Belki de şiirin en dokunaklı düşüncelerinden biridir bu. İnsan bazen doğru kelimeyi bulursa hayatın onarılacağına inanır. Bir cümle, bir itiraf, bir şiir… Sanki eksik olan sadece odur. Bu, hem umutlu hem de biraz naif bir inançtır.
“İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar / Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar…”
Burada şiirin tonu değişir. Aşk artık sadece iki kişinin meselesi değildir. Toplum, kurallar, yargılar, hayatın sertliği devreye girer. “Kurşuna dizmek” gerçek anlamıyla değil; insanların sevgiyi yargılaması, bastırması, cezalandırması gibi okunabilir.
Ve sonra o unutulmaz kapanış gelir:
“Bütün kara parçalarında / Afrika dahil”
Bu iki dize, bir yandan şaşırtıcıdır; çünkü “Afrika dahil” beklenmedik bir ektir. Öte yandan çok güçlüdür. Şair sanki şunu söyler:
Bizim yaşadığımız bu hâl yalnız bize ait değil. Sevmek, incinmek, umut etmek, engellenmek; dünyanın her yerinde insanların kaderidir.