Sabahattin Ali’nin Şiirlerinde Aşk

Sabahattin Ali  için okuduğum bir yazıda “Nasıl söyleyim, çabucak yanan, sık sık sevdalanan bir insandı. Çok duygulu, romantik, aynı zamanda, yerinde duramayan coşkulu bir kişiliğe sahipti.” cümlesine rastladım

Sabahattin Ali’nin Şiirlerinde Aşk
A+
A-
26.11.2022
512

Sabahattin Ali’nin Şiirlerinde Aşk

“Derler ki: ‘ “Dünyada sevdasız yaşanmamış.” “Bir kalp gösterir misin bu ateşte yanmamış?”, “Aşk öyle bir şeydir ki kimini sevindirir”, “Okşar, bahtiyar eder, gözyaşını dindirir…”, “Tabiatı tıpkı talih gibidir, yâr olmaz kimine de”, “En samimi ateşle çırpınan bir sinede” Şairin yaşadığı zor hayat onu  acı çeken bir kişi konuma iter. Kara bahtı yine iş başındadır bu şiirde de…

Aşk duygular içerisinde belki de en güçlü olanı ve en çok hissedilenidir. Aşk, pek çok sanatçının eserlerine ilham kaynağı olmuştur.  Arapça aslı ‘ışk’ olup sözlükte ‘şiddetli ve aşırı sevgi; bir kimsenin kendisini tamamen sevdiğine vermesi, sevgilisinden başka güzel görmeyecek kadar ona düşkün olması’ anlamına gelir. Bu tanımdan hareketle denebilir ki aşk ve arzu kavramları birbirinden bağımsız düşünülemez. Öyle ki aşk ve arzu kavramları bir insanın fiziksel ve manevî anlamda var oluşunda doğal gereksinimlerdendir.

Sabahattin Ali  için okuduğum bir yazıda “Nasıl söyleyim, çabucak yanan, sık sık sevdalanan bir insandı. Çok duygulu, romantik, aynı zamanda, yerinde duramayan coşkulu bir kişiliğe sahipti.” cümlesine rastladım.

Sabahattin Ali ruhsal açıdan sorunları olan annesinden yeterince sevgi ve şefkat görememiştir. Çocukluk yıllarında anne ile kurulan bağın derecesi, o insanın ilerleyen yaşlarında nasıl bir kişilik yapısı içinde olacağını belirler. Annenin insan yaşamındaki önemini onun hayatında görmekteyiz. Yaşam yolculuğunda insanın ilk durağı olan annedir, tüm yaşamı boyunca da  anne bireyin psikolojisinde silinmeyecek izler bırakır. Sabahattin Ali  için  anne sevgisinden yoksun kalması yönüyle, mutsuz bir çocukluk geçirdiği ve bunun bıraktığı olumsuz etkilerle hayatı boyunca  dışlanmış hissettiğini görmekteyiz.  Şair, annesinden göremediği sevgi ve bağlılığı hayatta karşılaştığı kadınlarda aramaktadır. Bu  onun duygularını dışa vurma şeklidir. Şiirlerinin çoğunda bireysel temleri tercih etmesinin sebebi kendisini anlatma çabası içinde olmasıdır. Yazarın aşk temli şiirlerinde bu duygu yoğunluğunu yansıtır.

“Kimseye soramadığım, Doyunca saramadığım, Görmesem duramadığım Nazlı yârimden ayrıldım.”

Sevgili ile mutlu günler yaşamayı ve böylece aşk acısıyla dolu geçmişini unutmayı isteyen Sabahattin Ali, hapishane günlerinin başlamasıyla bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştır.

Şaire göre dünyada sevda ateşi ile yanmamış bir kalp yoktur. Elbette her kalp vuslat sevincine ermemiştir; ancak yine de bu, âşık olmaya engel değildir.

Kaynakça:

BULUT, Yıldıray, Sabahattin Ali’nin hayatında aşkın yeri ve aşk temli şiirlerinin tem, dil ve üslup açısından incelemesi (409-422 s.), https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1599267

Yıldız vermeyi unutmayın 😉
[Total: 0 Average: 0]
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.